son yaz soner öldü mü
Les Sites De Rencontre Les Plus Sérieux Et Gratuit.
Sıfır Bir dizisi oyuncusu Samet Oflaz dizide hangi rolde oynuyor? Sıfır Bir dizisinde Soner rolünü kim canlandırıyor? Samet Oflaz'ın Sıfır Bir dizisinde oynadığı Soner karakterinin kısa açıklaması ve resmi. Samet Oflaz ayrıldımı, Soner öldü mü?OyuncuSamet OflazRolüSonerKarakter AçıklamasıMahmut'un cezaevinde adamıBu Ünlü İçin Yorum YazBu Ünlü Hakkındaki Yorumlar
Soner Yalçın bir kaç eleştiride bulunmuş, ben Müslüm Baba'nın filmine gittim ve beğenerek izledim. açıkçası gerçekte ne olduğu, şoför dikkatsizliğinden mi yoksa babanın cigarası yüzünden mi kazayı yaptığı beni ilgilendirmiyor. babasının annesini namus meselesi yüzünden öldürdüğünden bahsetmiş biz ne uydurma, hikaye namus meseleleri gördük nasıl böyle saçma bir şey yazmış soner yalçın anlayamadım. bir de şu aseksuel meselesi ne kadar abes bir laf yahu herkes önüne gelen kadınla düşüp kalkmalı mı yani? ben bunu anlayamadım??"Ne bir Orhan Gencebay, ne de bir Ferdi Tayfur! Magazin hayatı yok… Lüks yaşamı yok… Gösterişi, şımarıklığı yok… Orhan ve Ferdi'nin tersine o bir tutunamayan! Filmlerinde bile mutlu son bulunmaz; çoğunlukla ölür! Arabesk, sadece müzik değil, yaşam biçimi. “Delikanlılık” kültürünün sembolü; bıyığını kesmez; haksızlık yapmaz, lüks yatlara binmez. Ağır, dürüst, efendi ve hep gariban! “Arabesk dünyanın” en mazlumudur Müslüm…"soner yalçın bu yukarda yazdıklarıyla aslında kendi yazısında kendi ayağına sıkıyor bunlar zaten Müslüm babayı "BABA" yapan özelliklerdi. Bu özellikler bir insanda olduktan sonra kimse film doğru mu kurgu mu diye düşünmez zaten. Müslüm babaya her zaman saygım büyüktü filmden önce de sonra da.. saygılar baba! bence ayıp ettin Soner Yalçın! yazısı aşşağıda arkadaşlar;SONER YALÇINMüslüm Gürses16 Kasım 2018 Yazarlar“Müslüm” filmine gittim…Güzel film; emeği geçen herkese teşekkür da böyle; filmi, kurgu değil gerçek sanıyor insanlar!“Müslüm” filmi, Müslüm Gürses'in gerçek hayat hikâyesi mi?Seyirci öyle Bizim meslektaşlara ne oluyor? Filmde anlatılanlar “gerçek” diye haber yapıyorlar!Filmde Müslüm'ün babası, eşini ve kızını Mehmet Akbaş -gerçek hayatta- kızını öldürdü mü? Medya filmden etkilenip “öldürdü” diye haber yapıyor!BakınızMüslüm Gürses hayatını her seferinde farklı anlatırdı. Ne doğru- ne eksik bilmek zordu. Geçmişini unutmak isteyenbiriydi. Herkes de buna özen gösterirdi. Ancak mevzubahis olan gazetecilik olunca “yalan habere” göz yummamakgerekir!Babası torbacı idi; esrar/cıgaralık sarar-içer ve satardı. Eşini “namus meselesi” yüzünden öldürdüğünü hiç duymadık! Keşke Adana'da bir gazeteci şu cinayet dosyasını bulup açıklığa kavuştursa!Tarihe hakikat mirası bırakmak lazım; senaryo ayrıdır, gerçek apayrı!Filmde, içki kadehi elinden düşmeyen Müslüm Gürses, içkiden ziyade “cıgara” ve novalgin gibi ilaç tiryakisi idi. Öyleki… Film başındaki kazanın sebebi, şoförün ki taksicidir uyuması değil, Müslüm'ün “cıgara” dumanındanetkilenmesidir. “Mersin 33” pavyonu müdavimleri için bu sır değildir!Filmde kardeşi Ahmet'in, 1982'de askerden kaçtığı için vurulduğu gerçek; ama Ahmet'in o gün “cıgara çekmekten”kafasının “iyi” olduğu eksik!Müslüm Gürses'de sır çok…ALEVI MI?Müslüm Gürses, “Arap Alevisi” olduğunun bilinmesini istemezdi!Bundan da emin değilim. ÇünküDoğduğu, Urfa-Fıstıközü bir Türkmen köyü. Adı önce Türkçe “Tisa” soyu 1865'te iskan yoluyla köye yerleştirilen “Küçük Aşolar”Akbaşlar.Köydeki bir diğer göçebe aile “Ertaşlar”; Muharrem ve Neşet Ertaş' “Türkmen Alevisi” olduğundan, Müslüm Gürses “ArapAlevisi” mi emin değilim? Bu konular araştırmaya muhtaç; ne yazıkilgilenen pek kimse de yok…“Müslüm” filmi…Bir “ikonlaştırma” çabası içinde… Acaba salt Muhterem Nur'unanlattıkları üzerine mi inşa edildi? Müslüm'ün vasiyeti vardı;“filmim çekilmesin” diye! Sonra ne değişti?Kurgunun, gerçeği yansıtmadığının altını bir kez daha çizmek Müslüm Gürses, Muhterem Nur'u çok sevdi. Ama aseksüel idi. Muhterem Nur dışında hayatına giren tekkadın buluğ çağında oldu. Adana'da tekstil atölyesinde iç çamaşırı diken kadınla yakınlaştı; kadın ona bisiklet aldı. İlkpolitik kavramları da o kadından öğrendi; “sömürü”, “emek” gibi…Politikası olmayan bir “protest” idi Müslüm…Kuşkusuz… Muhterem Nur'un, Müslüm Gürses üzerinde emeği çok. Bahçelievler-Bakırköy'de o kadar daireleri varsa buonun sayesinde oldu. Müslüm'ün hayatta tek lüksü, sık sık takım elbise almaktı…Kuşkusuz… Müslüm Gürses ile Muhterem Nur “acının birleştiği” iki yaralı insandı. Yaşadıkları zorlu hayatı birbirlerineyaslanarak atlatmaya insan yaşadığı koşulların ürünü; ikisinin de hayatı ateşin içinden doğan “arabesk” idi; “dibin dibi” olanından!İşte bu acılı ruh…Müslüm'ün yüreğinden çıkan sesinde yankı Nur'un ise koruyucu sevgisinde…SIYASETTEKI KARŞILIĞIMüslüm Gürses…Sosyal ve toplumsal tarihimize mal olmuş “öteki”nin sesi…Doğarken ölen “alnı kara”/kadersizlerin feryadı…Uyumsuzların, çaresizlerin, küskünlerin yanık çığlığı…-Sisteme değil- kendine isyan eden ezilmişlerin jiletli itirazı “Tanrım beni baştan yarat!” Müslümcülerin vücudunujiletlemesi, kendinden memnun olmadığının ritüeli /“ayini!”Müslüm Gürses…Ne bir Orhan Gencebay, ne de bir Ferdi Tayfur!Magazin hayatı yok…Lüks yaşamı yok…Gösterişi, şımarıklığı yok…Orhan ve Ferdi'nin tersine o bir tutunamayan!Filmlerinde bile mutlu son bulunmaz; çoğunlukla ölür!Arabesk, sadece müzik değil, yaşam biçimi.“Delikanlılık” kültürünün sembolü; bıyığını kesmez; haksızlık yapmaz, lüks yatlara dürüst, efendi ve hep gariban!“Arabesk dünyanın” en mazlumudur Müslüm…Peki “kaç Müslüm Gürses” var? Örneğin, sonra pop söylemedi mi?Sorunun yanıtı soru Pop mu arabeski değiştirdi; arabesk mi popa ruhunu verdi?Kayahan'dan Ahmet Kaya'ya hepsi “arabesk ruh” taşımaz mı?Uzatmayayım. Bir filmden tüm bunları anlatması sonuçtaÜlkemizin gerçeği şudurBiz…Rasyonel bilgiyi almak-kullanmaktan ziyade, duygusal tepkileri yoğun sebeple… Bizim toplumumuzda arabesk kültürü etkilidir. Siyasetteki karşılığı Erdoğan'dır!Film ne derse desin…Gazeteciler kurguya değil, hakikate bağlı kalmalıdır. Filme bende gittim ve öyle çok fanatik müslüm hayranı birisi değilim, ıncık cıncık şeylere takılmamak lazım adam zor bir hayat yaşamış mı yaşamış.. E sonra bir yerle gelmiş iyi kötü bunu izleyip görmek benim için yetti çok da hüzünlendim bir kez daha saygı duydum Müslüm babaya, yazar burda bence ayıp etmiş. Allah Allah Yahudi değil miymiş ? Soner Yalçın yazdıysa mutlaka bir yerden Yahudi olduğunu ispat etmiştir diye bekledim ama, beklediğimi de bulamadım. Üzdü. Müslüm film tayfa salın bizi, bir nefes alalım. Biz sinemaya biyografi kitabı okumaya gitmiyoruz, kurmaca gerçeklik olarak film bizi içine alıp götürdü mü? götürdü Bu tür söylemler başarılı bir film üzerinden prim yapmak gibi daha alçak seviyeleri ifade eder quoteOrijinalden alıntı Guest-60C9D430EKim la bu muslum denen adam??? Insanin ruhunu karartan beyni uyuşturan sacma sapan muzik yapan adami ilah çıkardınız başımıza... bu aralar da sanatçı bolluğu var anlaşılan. Bu herifin hayranlarina sanatci kimdir desek bu zaati söylerler. Ateist diye fazil say gibi bir sanatciyi barindirmadiniz ulkede. Fazıl sayı Müslümcüler, arabeskçiler mi barındırmadı bu nasıl yorumdur? ben her müziğin ayrı yeri ve zamanının olduğna inanırım. zaman gelir arabesk dinlemezsin zaman gelir arabeskten başka bir şey dinlemek istemezsin. bu inasnın ruh haliyle ilgilidir. zaten müzik yelpazem oldukça geniştir arabesk, heavy metal, rock, klasik müzik, pop, türk sanat ve halk müziği, rap hatta cuban radio/salsa... ayrıca sanatçı bolluğunun aksine sanatçı darboğazı var.. quoteOrijinalden alıntı Guest-E767019CAMüslüm film tayfa salın bizi, bir nefes alalım. quoteOrijinalden alıntı El Prezidentekonuya neden girdin o zaman? kolundan tutup ben mi soktum?Alıntıları Göster Soner şöyle bir pozunu göremedik *.Güzel bir fakedir. şizofren heralde şimdi de beni Müslüm sanıyor. neyse tamam kardeş sensin. quoteOrijinalden alıntı El Prezidenteşizofren heralde şimdi de beni Müslüm sanıyor. neyse tamam kardeş sensin. Sayfaya Git Sayfa
Usta oyuncu Cüneyt Arkın dün gece saatlerinde rahatsızlanarak Beşiktaş, Ulus'ta bulunan özel bir hastanede tedavi altına alındı. Eşi Betül Cüreklibatır ve yakınları hastaneye geldi. 85 yaşındaki oyuncu burada hayatını kaybetti. Türk sinemasına damga vuran, yüzlerce filmde rol alan Cüneyt Arkın'ın çok sayıda ödülü NEDENİ BELLİ OLDUArkın'ın vefat ettiği hastaneden yapılan açıklamada, "Türk sinemasının değerli oyuncusu Sayın Cüneyt Arkın kalbinin durması sebebiyle ambulansla geldiği Liv Hospital'da bütün yeniden canlandırma çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Liv Hospital Ailesi olarak Türk sinemasının dev oyuncusunu kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Cüneyt Arkın'ın ailesine ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyoruz." AÇIKLAMAUsta oyuncunun tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini söyleyen Prof Dr. Ferah Ece, "Dün gece yarısından sonra ambulansla kalp durmasıyla hastanemize başvuran sanatçımız maalesef yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Ailesi başta olmak üzere sevenlerine baş sağlığı diliyoruz. Kalp durmasıyla geldiği için büyük ihtimalle kardiyak bir problem olmuştur. Belli bir yaştan sonra kalp kasları da çok kuvvetli olmadığı için kardiyak bir sebep daha doğrusu hem solunum hem kardiyak sebep diye düşünebiliriz. Akciğerlerin hasarlı olması kardiyak olarak da yük bindiriyor kalbe. Bu nedenle yaşlılığın verdiği etkiyle de organlar genç olduğu gibi kuvvetli değil" PROGRAMI Ailesi, ünlü oyuncunun sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, 30 Haziran perşembe günü, Teşvikiye Camii'nde öğlen namazına müteakip kılınacak cenaze namazı sonrası son yolculuğuna uğurlanacağını "Çok acı kaybımız. Merhume Hacı Halise Cüreklibatır ve Merhume Hacı Yakup Cüreklibatır'ın değerli oğlu, Murat, Kaan ve Filiz'in sevgili babaları, Deniz ve Aslı'nın kayınpederi, Cemre, Polat, Tara, Arkın, Zeynep, Defne ve Sarp'ın dedeleri, Betül Cüreklibatır'ın kıymetli eşi, Türk sanat dünyasının duayeni kıymetlimiz Cüneyt Arkın'ı kaybetmenin derin üzüntüsünü 30 Haziran perşembe günü Atatürk Kültür Merkezi'ndeki törenin ardından öğlen namazına müteakip Teşvikiye Camii'nde kılınacak namaz sonrası Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilecektir. Tüm sevenlerine ve kamuoyuna duyurulur." ifadeleri yer KÖYDE BÜYÜK ÜZÜNTÜEskişehir'in Odunpazarı ilçesine bağlı 90 nüfuslu Karaçay Mahallesi'nde 1937 yılında doğan Arkın'ın ölümü, memleketinde üzüntüyle Muhtarı Metin Erul, Cüneyt Arkın'ın bir süre köyde yaşadıktan sonra ayrıldığını ifade ederek, "Başımız sağ olsun. Biz de çok üzüntülüyüz. Eşinin, dostunun, akrabasının başı sağ olsun. Bizim köyde yetişmiş olduğu için ve bizim köyün insanı olduğu için biz de çok üzgünüz. Burada Cüneyt Arkın'ın adına bir şey yapmak isteriz. Çeşme veya orman yaparak anısını yaşatmak istiyoruz. Köyümüzün evladı. Burada koyun bakmış, ata binmiş zamanında. İstanbul'a gidince buralarda pek fazla görmedik. Allah rahmet eylesin, köyümüzün insanı. Köyümüzde doğmuş, büyümüş, ata binmiş, koyun bakmış bir ağabeyimiz. Çocuklarımız filmleriyle geçti. Çocukluğumuzda çok filmini izledik. Devamlı onun filmlerini izlerdik. Allah rahmet eylesin" PAPATYALARLA DONATILDICüneyt Arkın, 11 Mayıs'ta sosyal medya hesabından, "İlerleyen günlerde Eskişehir'e bağlı dünyaya geldiğim Odunpazarı ilçesindeki Cüneyt Arkın Parkı'na gidip bol bol karımın sevdiği papatyaları ekeceğim" diye paylaşımda hayatını kaybetmesinin ardından Orhangazi kreşindeki çocuklar, öğretmenleriyle Odunpazarı Belediyesi tarafından yaptırılan Cüneyt Arkın Parkı'na geldi. Ellerinde papatyalarla dolaşan çocuklar daha sonra belediye ekipleriyle birlikte papatyaları parkın çeşitli yerlerine ekti. Çiçeklerin can sularını da veren çocuklar, oyunlarını da parkta GENCEBAY KENDİSİYLE ÇOK ANILARIMIZ VARArkın'ın ölüm haberinin ardından CNN Türk'te açıklamalarda bulunan sanatçı Orhan Gencebay, "Allah gani gani rahmet eylesin. Son zamanlarda hastaymış. Durumu iyi değil diye duyuyorduk. Onun çalışmaları başkaydı. Kendisiyle bir çok anılarımız var. Ben bir sanatçı olarak, dost olara değerini anlatabilirim. İstisna biri. Çok yakışıklı biriydi. Dünya starı olabilirdi. Böyle bir teşebbüsü de vardı. Bu söylediğimiz sahneler bir tanesini söyleyim. Kamyon giderken kamyonun sağ tarafından aşağı inerek öbür tarafından çıkardı. Böyle bir yüreği, arzusu, işini yapabilme isteği vardı. İstisna bir sanatçımızı kaybettik. Allah gani gani rahmet eylesin." dedi."İYİ DERECEYLE MEZUN OLMUŞ TIP DOKTORUYDU"Yapımcı Türker İnanoğlu da, 'Hepimizin başı sağolsun. Gece çalıştım şimdi haber aldım. Cüneyt Arkın sinemaya girdiği andan tiabren beraber çalıştığımız, dostluk yaptığımız bir arkadaşımızdı. 32 tane film çektik beraber. Çocuklarının evliliklerinde şahitliğini ben yaptım. Kendini çok yıprattı Cüneyt setten sete koşarak. Çok üzüldüm. Ne diyeceğimi şaşırdım. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Eşine ve çocuklarına başsağlığı diliyorum. Cüneyt Arkın çok tıbdan çok iyi dereceyle mezun olmuş tıp doktoruydu. Sinema içinde kalacağını doktorluk yapmayacağını söyledi. Sinemada yürüttü hayatını. Kaderini kendi çizdi. Cerrahpaşa'dan dereceyle mezun oldu. 50'lilerden beri ben sinemanın en eskisiyim. Türk sinemasının gelmiş geçmiş bir numaralı jönüydü. Hepsiyle çalıştım. Cüneyt başkaydı. ' ifadelerine yer Serdar Gökhan, 'Öğrendiğimde yıkıldım. Araba kullanıyordum, kenara çektim. Hiç beklemediğim bir ölümdü. Çok üzüldüm. Hangimiz daha iyi filmler yapacak diye tatlı bir rekabet içindeydik. Söyleyecek kelime bulamıyorum. Gerçekten büyük bir kayıp. Bir efsaneydi bana göre. Sahip çıkmak lazım. Bir elin beş parmağı kadar insan kaldı Yeşilçam'da. Kalanlara sahip çıkmak lazım. Bir ödül vermekle bu iş olmuyor. İlgilenmek lazım. İlgi alakadan yoksun kaldıkları zaman çöküyorlar. İnşallah bundan sonra kalanlarımıza sahip çıkarız. Cüneyt dünya tatlısı bir adamdı. Allah gani gani rahmet eylesin. Nur içinde yatsın. Tüm camiamıza, ailemize başsağlığı diliyorum' açıklamasını yaptı."Yeşilçam adını verdiğimiz Türk sinemasının köklü çınarlarından biriydi." diyen Sinema yazarı Uğur Vardan ise; "Bizim kuşağımız için bir çok karakteriyle zihnimizde sonsuz kadar çıkmayacak imajlar bıraktı. Örneğin Malkaçoğlu, Kara Murat'tı... Kitleleri peşinden koşturuyordu. Bir dönemin yavaş yavaş kapandığını bu büyük değerlerin kaybıyla daha iyi anlıyoruz." ifadelerine yer ANLATTI ACISI UNUTULMAYACAKTRT Haber yayınına katılan sinema sanatçısı Selda Alkor, Cüneyt Arkın ile ilgili mesajlarını gözyaşlarıyla paylaştı. Alkor, "Sabahtan beri telefonlar susmuyor. Böyle bir haberle uyanmak çok üzücü, çok zor. Çok sevdiğim bir arkadaşımdı. Kaybına inanamıyorum. Yeşilçam'ı öksüz bırakarak gidiyorlar. Cüneyt çok yönlü bir arkadaşımızdı. Her şeyden önce doktordu, iyi bir oyuncuydu. Hayatını verdi. Acısı unutulmayacak. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Rüya görüyorum gibi geliyor. Çok iyi birisiydi. İnanın konuştuklarımı anlayamıyorum." dedi."HAYATI BİR BELGESEL KONUSU"Belgesel yapımcısı Nebil Özgentürk, "Türkiye'de Cüneyt Arkın gibi hiç değişmeyen halkın kabilne yerleşene büyük isimler var. Kime sorsanız bir Cüneyt Arkın filmi izlemiştir, onunla ilgili bir sahne anlatır. Cüneyt abiyi çok severdim. O kadar doğal, sıcacık bir insandı. Bir anlamda da halkın kaygılarını çok düşünen fazla radikalleşmeyen biriydi. Kara Murat gibi Kara Oğlan gibi kahraman vari isimleri kategorize etmiş özel bir insandı. Eskişehir'in bir köyünde doğdu, doktor oldu, sinemamızın efsanesi oldu. Gerçekten hayatı bir belgesel konusu. Binlerce başrol oyuncusu önümüzden geçiyor şu anda ama bir Cüneyt Arkın bulamayabiliriz. Çok az yıldızın olabildiği dönemde ayakta kalabildi. 60 yıldır sinemada. Cüneyt abinin yaptığı her şey olay olur. Bu insanlar dönemine göre çok büyük işler başardı." yazarı Atilla Dorsay, "Cüneyt Arkın'ın gerçek bir yakışılıklılığı vardı. Başta Malkaçoğlu olmak üzere birçok kahramanı canlandırdı. Çok önem verdiğim bir sanatçıydı. Çok güçlü bir adamdı. Eşi de ona çok önemli bir destek oldu. Büyük bit star olarak kaldı. Başka büyük ülkelerde de starlar oluyor ama sonra unutuluyor. Türkiye Cüneyt Arkın'a sadık kaldı. Bu bize özgün bir öğe olarak düşünüyorum." ifadelerini kullandı."KALBİMİZDE YAŞAYACAK"Türk sineması için büyük bir kayıp olduğunu belirten oyuncu Engin Çağlar da, "Cüneyt tabi benim de can dostum, arkadaşım, meslektaşım. Türk insanında kalbinde bir yeri var. Ben de onun filmlerini seyrettim. Ne yaptığını ne düşünüdüğünü biliyorum. Birbirimizi çok takip ederdik. Dışarıda karşılaşırdık. En son 2 sene evvel bir ödül töreninde beraberdik. Atlı sahneler bünyesini yıprattı. Yaş ve zamanla insanın ömrü törpüleniyor, azalıyor. Ben Cüneyt ile aynı dönemin oyuncusuyum. Aramızda 3 yaş var. Arkadaşlığı da dostluğu da iyiydi. Ben hiç hazırlıklı değilim. Arkadaşlarımın dünyadan ayrılması ve benim arkalarından konuşmam. Yapacak bir şey de yok tabi. Kalbimizde yaşayacak" dedi."BEN DE GİDECEĞİM"Oyuncu Ayla Algan da, "Çok iyi oyuncuydu. Gençler araştırıp okusunlar. O kadar güzeldi ki ama hiçbir zaman güzelliğe yatırım yapmadı. Filmlerinde gider kendi başına atlama, zıplama, kılıç... Her şeyi kendi başına öğrenirdi. hiç dublör kullanmadı. Uçtuysa, düştüyse, kalktıysa bunu hep kendi yaptı. Biz bayram tatili yapardık. O gider çalışırdı. Hollywood'da onun gibi güzel adam yoktu. Cüneyt, Alain Delon'dan daha iyi oyuncuydu. Sırayla gidiyoruz. O 85 ben 86'yım. Herhalde ben de gideceğim. Ben öğrencilerime de söylüyorum . Çok seviyorsanız bu işi yapın. Şöhret olmak için yapılmaz, bir kere yaparsın sonra seni unuturlar. Yapılacak iş değil. Ne anan kalıyor ne baban, ne çocuğun... Dedikodular çıkıyor seni bozmak için... Aileni korursan yaşarsın. Cüneyt de öyleydi. Ailesini korudu. Cüneyt ağır işçiydi. Kendi tekniğini oluşturdu. Kimseye muhtaç değildi. Her oyunu oynuyordu. Dönem de oynuyordu, zengin adamını da oynuyordu, sokak çocuğunu da oynuyordu... O güzellikle. Oğlunu gönderdi bana. 'Kendin mi istiyorsun, baban istiyor' diye mi dedim. 'Biraz öyle' dedi. 'Yapma oğlum' dedim. 'Cüneyt Arkın'ın oğlusun diye yapma' dedim. Miras ev bark değil, yetiştirdiğin evlattır. Şimdi bunlar genç çocuklara öğretiliyor. O kendi öğreniyordu. Hep beden çalışması Cüneyt'inki. Çok iyi oyuncuydu." dedi."ÇOCUKLUĞUMU KAYBETTİM GİBİ GELİYOR"Hastaneye gelen isimlerden Şair Ahmet Selçuk İlkan "Böyle acılara bazen sözler kifayet etmiyor. Tek tesellimiz bıraktığı birbirinden değerli eserler ve çok değerli anılar. Bilirsiniz efsaneler asla ölmez diye düşünüyorum buna da ütün sevenlerinin katılacağını düşünüyorum. Bir insan ancak unutulduğu zaman ölürmüş. Unutulmayacak bir aktörümüz, sanatçımız ve yıllar yılı hepimizin hatıralarında çok güzel izler bırakmış bir insan. Acılar ancak hatırlarıyla teselli bulur diye düşünüyorum. Bütün ulusumuzun başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Her ölüm erken ölümdür derler ya… Sanki Cüneyt Arkın’la ben çocukluğumu kaybettim gibi geliyor. Gençliğimin en güzel yıllarını yitirmiş gibi hissediyorum" dedi."BIRAKTIĞI İZLERİYLE ÇOK ÖZEL BİR İNSANDI"İlkan, "Yaşına, yorgunluğuna bakmadan gençleri özellikle verdiği birbirinden değerli öğütlerle bir baba, bir ağabey, sanatın ötesinde çok değerli bir insan olarak hep anımsayacağız. Şüphesiz her şeyden önce çok iyi bir insandı. İnsanlık doğup da yaşamak değil, sadece bir beden taşımak değil, insansan insanın kıymetini bil. Sen o zaman insansın dediğimiz ender örneklerden biriydi. Hem sanatıyla, hem insanlığıyla, hem vefasıyla hem de bıraktığı izleriyle çok özel bir insandı. Sağlığında da değerini bildiğimiz ender isimlerden biriydi. İnşallah kitaplarıyla, filmleriyle, anılarıyla her seven anlatarak ömür boyu yaşatır" ifadelerini kullandı."CÜNEYT ARKIN SİNEMA DEMEKTİ "Tamer Yiğit ise, "Türk sinemasının, Türk seyircisinin başı sağ olsun. Cüneyt Arkın demek sinema demekti. Sinema da Cüneyt Arkın demekti. Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun. Allah ailesine sabırlar versin. Sevdiklerine sabırlar versin. Başımız sağ olsun" ARKIN KİMDİR?Gerçek adı Fahrettin Cüreklibatır olan Cüneyt Arkın 8 Eylül 1937 Eskişehir doğumludur. Babası Kurtuluş Savaşı'na katışmış Hacı Yakup Cüreklibatır'dır. Lise öğrenimini Eskişehir Atatürk Lisesi'nde gördü, 1961 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun İLK YILLARIEskişehir'de, yedek subay olarak askerliğini yaparken, Göksel Arsoy'un başrol oynadığı Şafak Bekçileri 1963 filminin çekimleri sırasında yönetmen Halit Refiğ'in dikkatini çekti. Askerliğini bitirdikten sonra Adana ve civarında doktorluk yaptı. 1963 yılında Artist dergisinin yarışmasında birinci oldu. Bir süre iş arayan Cüneyt Arkın, 1963'te Halit Refiğ'in teklifiyle sinema oyunculuğuna başladı ve 2 yıl içinde en az 30 film yılında oynadığı Gurbet Kuşları filminin finalindeki kavga sahnesi, Arkın'ın kariyerinde bir kırılma noktası oldu. Bir süre daha duygusal-romantik jön karakterlerini canlandırdıktan sonra yine Halit Refiğ'in önerisiyle aksiyon filmlerine yöneldi. Bu dönemde İstanbul'a gelen Medrano Sirki'nde altı ay süreyle akrobasi eğitimi aldı. Burada öğrendiklerini Malkoçoğlu ve Battalgazi serilerinde beyaz perdeye aktararak, Türk sinemasına daha önce hiç örneği olmayan bir tarz getirdi. Özellikle Maden 1978 ve Vatandaş Rıza 1979 filmleri, Cüneyt Arkın'ın kariyerinde özel bir yeri HAYATIilk evliliğini 1964 yılında kendisi gibi doktor olan Güler Mocan ile yaptı. 1966 yılında kızları Filiz doğdu. 1968 yılında boşandıktan bir yıl sonra Betül Işıl Cüreklibatır ile evlenen Cüneyt Arkın'ın,bu evlilikten de Kaan ve Murat adlarında iki çocuğu vardır.
Ünlü menajer Yaşar Gaga öldü mü son dakika haberi az önce geldi. Yaşar Gaga, bir aydır Çapa Tıp Fakültesi'nde çoklu organ yetmezliğinden dolayı yoğum bakımda tutuluyordu. Dört yıl önce by-pass ameliyatı olan Yaşar Gaga, 29 gündür Çapa Tıp Fakültesi'nde çoklu organ yetmezliğinden dolayı yoğum bakımda GAGA KİMDİR?Yaşar Gaga uzun bir dönem Sezen Aksu'nun vokalistliğini üstlendi. Bir ara Şarkı Söylemek Lazım isimli yarışmada jürilik de yapan Yaşar Gaga özellikle Sezen Aksu'nun seslendirdiği Bile Bile isimli şarkı ile tanındı. 1997 yılında Betonova isimli bir albüm çıkardı. 2017 yılında Yaşar Gaga Alakasız Şarkılar isimli albümde Türkiye'nin önde gelen sanatçılarını bir araya getirdi. Alakasız Şarkılar albümünde Sezen Aksu, Tarkan, Nazan Öncel, Özkan Uğur, Sertab Erener, Aşkın Nur Yengi, Serdar Ortaç, Serkan Kaya, Göksel, Mustafa Ceceli, Teoman, Soner Sarıkabadayı, Kibariye, Dilber Ay, Suzan Kardeş, Gonca Vuslateri, Rubato, Onur ve Halik Koçak şarkılar seslendirdi.
son yaz soner öldü mü